NEDEN BU KİTAP?

Bilinçli anne muhtemelen çocuğunu çarşafın içine koyup son sürat sallamayacaktır. Onunla aynı mekânda sigara içmeyecek, onun yanında konuştuğu konulara ve üslubuna dikkat edecek, doktora danışmadan gerekli gereksiz ilaç vermeyecek, bir ihtimal çocuğuna bir fiske bile vurmayacak, onu cinsel istismardan koruyabilecektir. Ama bu güzel tabloya rağmen bilinçli anne endişelidir. Endişelenmekte haksız da sayılmaz…

Sosyolog Ulricht Beck tehlikenin kaynağının artık cehalet değil, bilginin kendisi olduğunu söylediğinde, modern hayatın bize sunduğu güvensizlik ve korku ortamını kastediyordu. Çocuğun ruhsal ve bedensel sağlığından büyük ölçüde sorumlu olduklarını öğrendiklerinden beri, yani yaklaşık iki yüzyıldır anneler, yanlış yola sapmadan çocuklarına iyi ebeveynlik yapmak için, “iyi anne” olmak için çabalıyorlar. Ama birinin “ak” dediğine diğeri “kara” diyebiliyor! Örneğin biri kendi eliyle yedirmeyi doğru bulurken, diğeri hepsini bitirmese de çocuğun kendi kendine yemesini doğru buluyor. Biri çiğ süt içirirken diğeri UHT’yi savunuyor. Biri 6 ay emziriyor, diğeri 3 yıl. Hangisi doğru, hangisi yanlış derken çocuklarımızı endişe içinde büyütür hale geldik. Bu endişe atmosferinden sıyrılmak için yeni nesil ebeveynler, marka haline gelmiş düşünce akımlarına sığınıyorlar.

Bizler çocuğa falanca besini yedirip yedirmeyeceğimizi tartışaduralım, bir teoriye göre çocuklar ebeveynlerine ‘rağmen’ hayatlarını yaşıyorlar. Peki ya anne? O da çocuğuna ‘rağmen’ hayatını yaşayabiliyor mu?

Annelik tarzınız, yaşam tarzınızı belirliyor. Ama her kadın anne olduktan sonra hayatını istediği gibi yönlendiremiyor: “Eskiden esprileri kaldırabiliyordum, şimdi çabuk sinirleniyorum”; “Eskiden dünyayı umursamazken şimdi hayali felaket senaryoları kuruyorum”; “Onun iştahsızlığı benim mutsuzluğum oluyor”; “Ona verdiğim mesainin onda birini kendime ayırabilmek istiyorum”…

Anne rahatlamazsa çocuğu da huzur bulamaz. Rahatlamaya, kaygılarımızın ortak olduğunu anlayarak başlayabiliriz: Modern dünyanın biz kadınlardan ve annelerden beklentisi gerçekten yüksek. Burada önemli nokta, hangi yönde emek vermemiz gerektiğine karar vermemiz. Çünkü yeni ideolojiler, bilinen eski teknikleri yeniden fakat eksik ve tehlikeli biçimlerde paketleyip sunabiliyorlar. Böylece modern dünyanın yan etkilerinden kaçmak isteyen biz anneler, kendimizi öngöremediğimiz yeni sorunların içinde buluyor, yağmurdan kaçarken doluya tutulabiliyoruz. Çocuklarımızı koruyalım derken onlara kendi ellerimizle zarar vermemek için emek vermek de kritik önem taşıyor.

Bu kitap hem çocuğun, hem de annenin sağlığını gözeten, dengenin önemi üzerinde farkındalık yaratmaya çalışan Alternatif Anne web sitesinin kurucusu Gülüş Türkmen’in, bir anne, bir ebeveyn atölyesi yürütücüsü ve bir yayın yönetmeni olarak deneyim, röportaj ve araştırmalarından oluşuyor. Bir bebek bakım ya da çocuk yetiştirme rehberi değil. Daha ziyade, annenin annelik olgusuna yaklaşımını gözden geçirmesini amaçlayan bir çalışma.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s